28 Aralık 2009 Pazartesi

çocuk da yaparım, kariyerde...kim uydurmuş bunu yaa...

Çocuk da yaparmışım kariyerde.
Öyle oluncada,
ikisinin de hakkını veremezmişim......

O'nlaykan o'nu,
O'nlayken O'nu düşünürmüşüm.
İkisinede yetemezmişim...




23 Aralık 2009 Çarşamba

ite kaka...

İte kaka soktum içime yeni yıl ruhunu :)
2009'un gidişini coşkuyla kutluyorum.
Kendisini sevmedim zira...
2010'u sevmek için türlü bahaneler uyduruyorum.
Hani 'çift sayılar uğurludur' falan gibi :)
















16 Aralık 2009 Çarşamba

yasemin...


Bir mail attım listeme "B+ acil kan" diye.
Yasemin aradı. Tanımıyorum. Benim listemde de yok.
Ben kan vericem nereye gidiyim dedi.
Tamam, tanıdık eş dost aradılar sağolsunlar da Yasemin kim?
Pek bi takıldım.
Sonra telefon geldi.
Adile teyzeyi kaybettik.
Başım öne düştüğünde bunu gördüm.
Yasemin yazmışım tüm kağıda.
Umutlanmışım demekki,
hiç tanımadığımız insanların, sonu iyi olacak ümidiyle el vermelerine sevinmişim...

*Adile teyze: Seronun akrabası...

14 Aralık 2009 Pazartesi

cicibey...

Bi türlü kabul etmek istemedim.
Hani rüyalarımda gördüm,
bahçesindeki çam ağacını süsledim, yapraklarını süpürdüm ya...
Hafta sonu görmeye gittiğimizde o evi,
rutubet kokusunu duymak istemedim.
Çocuk odasının penceresiz olduğunu görmek istemedim,
Yatakodası büyük olmasa da olur, "bi yatmaktan yatmaya" demeye getirdim.
İşime gelmedi hayal kırıklığı.
Ya da sadece o bahçe bana yeterdi.
Dönüş yolunda hiç konuşmadım.
Sero olumsuzlukları söylesin, kavga ediyim, onun zoruyla vazgeçmiş olayım,
biraz surat yapayım istedim.
Kendim bu kararı vermek istemedim, işime gelmedi...
Belliki o da heveslenmiş. O da sessiz kaldı.
Birbirimize bile söyleyemedik olamayacağını.
Kısmet...

Cicibey. 2010 takvimi için mankenlik yaptı bana. Döpyesimle girdim samanların içine.
Neyseki saçıma karışan samanlar çok uyum sağladı:)
Fotolardan birkaçı burada.


8 Aralık 2009 Salı

dün gece...


Başlık +18 gibi görünsede...
Diil aslında.
Dün bir ev buldum sahibinden.com'da.
Sanki beni arıyomuş o evi almam için sahibi.
Bana vermiş o ilanı...
İşte dün gece,
uykuya dalmadan önce,
3 mum yaktım başucuma, 3 renk.
Önce eşyaları yerleştirdim.
Bahçedeki salıncağı alırsa ev sahibi giderken diye , yazlıktakini taşıdım.
Dökülen yaprakları topladım,
golden'ımızın kulübesini yerleştirdim.
Bir masa attım bahçeye, arkadaşlarımı çağırdım.
Öyküyle goldenı oynarlarken seyrettim.
2 küçük çam ağacı var bahçede. Yılbaşı gecesi onları süsledim.
Mutlu oldum...
Alamazmıyız?
Neymiş? İşime uzakmış.
Ben işime yakınmıyım peki!
Karar veremiyorum.
Kendime güvenemiyorum.
Yol+yemek+ssk üçlüsünden ayrılıp kendi stüdyoma geçtiğimde,
ya pişman olursam!

İşte böyle...
Dün gece 3 mum yaktım seyrine baktım :)
Ya da gökten 3 elma düşmüş................................


ps. fotosunu koymak istedim evin. Ama olmaz şimdi, sahibinden izinsiz...




7 Aralık 2009 Pazartesi

pisi pisi...

Pisi pisi verdiler bize, en 'lame'sinden.
Gıcır gıcır...
Önce bi ayna karşısında sıkıntılı tırnak yemeyle başladı Öyküş.
Eğitmen anladı durumu. Önce bi eğlencelik şivava çaldı.
Bütün çocuklar coştu.
Sonra başladı adım öğretmeye.
Salsa, Tango, Hiphop.
Üçünü birden öğreticekler ilk aylarda.
Sonra hangisini sevdiyse ona devam edicek.
Hepsini sevdi hepsini.
Tırnakları rahat bıraktı. 1,5 saat ağzı kulaklarda dans öğrendi.
Aralarda verilen 5 dakkalık eller havaya eğlenceler de cabası.
Mest oldum ben.
Hee bide beleşe salsa adımları öğrendim :)
1-2-3
5-6-7
4 yok nedense:)







1 Aralık 2009 Salı

küçük kara balık...

Benim küçük kara balığımla bir kitap okuyoruz. 'Arkası yarın'lı okuduğumuz ilk kitap.
Ben okurken, o tavana dikiyo gözlerini, sanki seyrediyo anlattıklarımı.
"Küçük Kara Balık" kitabımızın ismi.
Bu kara balık, dünyanın yaşadığı gölden ibaret olmadığını,
başka alemler, keşfedilecek yerler, yaşanacak maceralar olduğunu söylediğinde
annesi ve diğer balıklar onu linç etmeye kalkıyolar.
Ama bu küçük balık, aynı gölde bir ileri bir geri giderek yaşamak istemediğini biliyo!
Alıyo başını gidiyo...
Beni bile gaza getiren bu küçük kara balığı Öykü'ye 15'inde yeniden mi okutsaaam,
yoksa yakıp yırtıp yokmu etsem bilemedim.
Nasıl bir kır zincirlerini anlatamam :)




Hee bayramdı dimi bu arada...
Her akşam 7'de izlediğimiz o korku filmi olmasa belkide daha u'mutlu' olabilirdik.
Ana Haber Bülteni!
Her geçen gün daha çok korkutuyo bizi....

Kendi faunusumuzda, akşam 7'ler haricinde mutluyduk çok şükür.
Büyüklerimizin ellerinden öptük, harçlıklar, çukulatalar, hediyeler...
Hiç bitmesin istediğimiz bayram ritüellerimiz.
Yemek, içmek, gülmek, mum, iyki doğdun, kuzen, yeşil izmir, tabu, çamur, majezik,
battaniye, dikiş, el ele diz dize üçümüz, buz devri 3...
Hepimizin bayramı kutlu olsun.
Ps: tanrıya kurban vermiyoruz biz...

Pantalon paçası ve habire minik kırlentin ötesine geçemedim henüz :)