16 Nisan 2009 Perşembe

hoşgeldin ATAM, şeref verdin...

Bugün bloglarda Atatürk rüzgarı esicekmiş...
Sarışın, mavi gözlü yakışıklı adam benim bloğuma gelip şeref vericekmiş.

Dünyaca ünlü Time's dergisinin 23 mart 1923 tarihli sayısının kapağındaymış Atam...
Özetle makale şöyle diyor:
"Umutsuz ve acı bir şekilde yabancı hükümetlere boyun eğmek zorunda kalan 
halkı kurtararak kendi öz değerlerini anlamayı ve özgürce düşünmelerini 
ve hareket etmelerinin yolunu açtı. "
"Şeref ve şanını kendi çağrısına sadık ve bağlı kalarak kazanan çok iyi bir profesyonel askerdir. 
Profesor Arnold J. Toynbee, 'Turkiye ve Yunanistan’da Batı Konusu' 
(eng. The Western Question in Greece and Turkey) adli ünlü eserinde, 
Atatürk hakkında şöyle der: “Atatürk, Türk’ün dışardan daha iyisi için medet ummadan 
Anadoluda kendi efendisi olabileceğini gösterdi ve onun ilhamı sayesinde Milli Hareket canlandı.
” Şüphe yokki Mustafa Kemal Paşa modern tarihin en büyük figürlerinden birisidir. 
Şimdide, Türkiye’nin kazandıklarını elinde tutmak isteyen batılı güçlere karşı mücadele ediyor"
O; kızların başını örtmek istiyor, sen açmaya çalışıyorsun. 
Bundan daha büyük suç olur mu usta?..

Senin suçun ağır...
O; kadınlar İranlılar gibi örtünsünler diye Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne dahi gitti...
O; kadınların saçlarının gözükmesini istemez. Devlet protokolünün fotoğrafına bir daha bak; onun yanındaki ve tabii ki kafasındaki kadın işte oradadır...
Ama sen...
Okuyan, düşünen, eşit, özgür, kimlikli, çağdaş, dili olan, sözü olan, yüreği olan kızlar yetişsin diye dernekler-vakıflar-üniversiteler kurduğunda suç işledin...
*
Bu bir rejim kavgasıdır aslında...
Elbette her rejimin kendine özgü bir kültürü, her kültürün bir yaşam biçimi vardır.
Kılığı, kıyafeti...
Selamı, sözü, söylemi...
Kadını, erkeği..
Oturuşu, kalkışı...
O; tarikat okulları, merdiven altı kursları, vali-kaymakam yetiştiren imam okulları, türbanlı-tesettürlü kuşaklar istiyor...
Kanıtı; kendi aile fotoğrafıdır...
Tekrar bakmalısın...
*
Ve sen onu engelliyorsun...
Dün gazeteler, şu son dalgada sorgulananların yaptıkları ile doluydu; üniversiteler, yüzlerce yurt, okullar, okula gönderilen yoksul çocuklar, burslar, okutulan kızlar...
Yetişmiş ve yetişmekte olan on binlerce cumhuriyet genci...
Yetmedi; meydanlarda daha çok "çağdaş Türkiye" isteyen aydınlıkçı milyonlar...
(.........)
İşte o zaman kızdı o...
Bu yüzden sabah karanlığında polisler kapılara dayandılar... 
Kurmak istediği kravatlı mollalar düzenine, senin engel olduğunu düşündüğü için tüm bunlar başına geldi...
Yoksa dünyanın hangi devleti, hangi hukuku, hangi adaleti, çağdaşlığa hizmet edeni sorgular?..
Suçun ağır usta...
Belki seni asarlar!

BEKİR COŞKUN

Madem alıntılardan gittim, hadi şunu da yazayım.Müjdat Gezen :
"Aksi ispat edilene kadar herkes suçludur" demiş... Bu yeni Ergenekon rejimine cuk oturmuş .
"Ben demedim , o dediiiiii " yöntemiyle Ergenekooon, Tuğçe'ye koooon" durumundan yırtmışımdır umarım...
Çünkü Bekir dedi, Müjdat dedi...


10 yorum:

meltem dedi ki...

bekir dedi, müjdat dedi :))
güleriz ağlanacak halimize..
çok tatlısın ya, en çok da türkan saylana üzüldüm ben de gerçekten son günlerde
"şeriat yok dedi,darbe yok dedi"
evi didik didik edildi.
ne utanç verici günler yaşıyoruz

keLebek dedi ki...

her karanlık sonrası aydınlık günler gelmez mi?gelir elbet..gelicektirde..
Seviyorum Nazım dizelerini..

Güzel günler göreceğiz çocuklar
Motorları maviliklere süreceğiz
Çocuklar inanın, inanın çocuklar
Güzel günler göreceğiz, güneşli günler
Motorları maviliklere süreceğiz

cAg dedi ki...

Ahanda içeriye alacaklar seni Tuğçeeeekon, biz Başkent olarak şoktayız,nereye gider demiyorum bu durum biliyoruz ne yapmak istediklerini, üzücü, korkutucu...
Öptüüüm

Decaf Latte dedi ki...

Sagol tugce... yuregine saglik! ~nilufer

herşeyden azıcık dedi ki...

Önce Ata'ya selam verelim.Sonrada Vakit gazetesi gerçekten belatı dedikleri şey vardır ya gözünden vurmuş eşşekler.Evet bende örütülü olan kızların okullara ya da işe alınmamasına karşıyım evet bende örtülü olan kadınlara kötü davranılmasına karşıyım amma velakin bu kadar da olmaz:((Ama bazı şeyler hakkında şüphelerimde yok değil.

öykününannesi dedi ki...

hepinize tek tek sevgiler, öpücükler...

ensar bera ve annesi dedi ki...

anne olmak paydasinda bu kadar kolay birlesebiliyorken böyle koca koca ayrımlar çok garip geliyor bana.
ben örtülü biriyim ama ne yobazım ne kafamda örümcek ağları var.
irana dair de bildiğim tek şey "zorla baş örtüyorlar"değil(ki bu zaten islami değil)mesela iranın edebiyatı,sineması,bilimi de bilinmeye değer.
ayrıca "akp"li de değilim.
yani hani dünya bu kadar değişiyorken,iletişim yolları bu kadar artmışken inadına şekilsellik hiç yakışmıyor sizin gibi aydın annelere.
ben ülkemi ve değerlerimi seviyorum.ve başka bir rejim falan da istemiyorum.
başı kapalı ya da açıktan ziyade beyinlerdeki örtülere dikkat kesilsek daha sağlıklı olacak galiba.ne dersiniz?

cAg dedi ki...

Kim şekilci hemen suçlama başladı,bence yazıyı bir daha okuyun,kendinizi aklamayın kimse size böyle bir ithamda bulunmuyor, bunu da yazmayalım şunu da düşünmeyelim,eee sırada ne var?

öykününannesi dedi ki...

ensar bera'nın sevgili annesi, tanıştığımıza memnun oldum.zaten hep birlikte bunu kınıyoruz.yaani şekilciliği... benim başı örtülü arkadaşlarım var.senin gibi modern, çocuklarını okutan, blog yazıp hayatını paylaşan modern anneler.
başını örtmeyenleri kınayanları kınıyorum ben,
aynı, başını örtenleri kınayanları kınadığım gibi...
karışık mı oldu biraz :)
yaani başı kapalı veya açık, ama özgür, mutlu, eğitimli, modern, bir gelecek istiyorum.aynı senin istediğin gibi...
sevgiler

ensar bera ve annesi dedi ki...

ben de memnun oldum öykü'nün annesi :)
yazdıklarını okumak beni gerçekten sevindirdi.emin ol ben de başını örtmeyenleri kınayanları kınıyorum.
yani bu memlekete ne olduysa bu kutuplaşmalardan olmuş.biz, birlikte olup ülkemiz için çalıştıkça "muasır medeniyet" seviyesini yakalayabiliriz ancak.
"cağ" ismindeki arkadaşa da şunu belirtmek istiyorum ki benim başlı başına rahatsızlık duyduğum tanım "başı kapalı" zaten.
herkes herşeyi düşünsün yazsın konuşsun ama kimsenin kimse hakkında "başı zorla kapattırılan kız" gibi bir düşünceye girmeye hakkı yok.
bir genç kızın ; tesettürlü olduğu için burstan mahrum bırakılmasına karşı olduğum kadar;tesettürlü olmadığı için burs alamamasına karşıyım.
neyse bu güzel blog sayfalarında bu konuşmalara gerek yok bence.
bizim yetiştireceğimiz çocuklar taşıyacak bizi aydınlık günlere.
sevgilerle.