Hala görülmedik yeşil, yatılmadık hamak, öpülmedik el, sarılmadık dostlar var ;)
bayram etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bayram etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
19 Kasım 2010 Cuma
daha bitmedi dimi?
Yatcaz kalkcaz, yatcaz kalkcaz haala tatil...
Hala görülmedik yeşil, yatılmadık hamak, öpülmedik el, sarılmadık dostlar var ;)

Hala görülmedik yeşil, yatılmadık hamak, öpülmedik el, sarılmadık dostlar var ;)
15 Kasım 2010 Pazartesi
14 Eylül 2010 Salı
terlikli bayram...
Daha yıllarca, bayramları bu seneki gibi yazlıkta kutlayacak olmamız
en güzel bayram hediyesi...
Bayramlık yok, ayakkabı yok, arabaya binmek yok!
Az buçuk makyaj, bir parmak jöle ve en şık parmak arası terliklerle,
yüzünü yıkadıktan 5 dakika sonra ananeli, babanneli, dedeli, halalı,kuzenli, kardeşli kahvaltı sofrası var....
Bol bol sarmaş, bol bol gülücük var.
Azıcık gözyaşı var, gidenler için..
Bol bol şükür var...
Komşu teyzelerden tül keseler içinde çoraplar, mendiller, şekerler
amcalardan bozuk-bütün, kırmızı-yeşil paralar :)
Nerde o eski bayramlar der dururuz ya.
İşte burdaymış!
Meğerse tek mesele, çok çok zahmete girmeye gerek kalmadan,
oflamadan, yorulmadan, biraz da kendiliğinden birarada olabilmekmiş.
Biryerlere gitme veya misafir bekleme telaşı olmamasının rahatlığı yetermiş eski bayramları getirmeye.
Terlikteymiş keramet...
23 Eylül 2009 Çarşamba
bu bayram...
Bu bayram, ve bundan sonraki en az 10 Ramazan Bayramı yazlıkta kutlanacak.
Yaani bayramlık giyilmeyecek,
kumda ateş yakılacak,
ateş çabucak çarpacak çakırkeyif olunacak :)
Öykü ve Denizhan sandalyeye değil, aynı gazetenin üstüne kuma oturacak:)
Eylüşko babasının kucağına...
Yüzümüze vuran sıcakla birlikte kalpler ısınacak, kolkola dert dinlenecek,
kah ağlanacak, kah gülünecek...
"Ahhh nerde o eski bayramlar" dedirtecek kadar farklı değil,
ama sabah erkenden yeni cicileri giyip kapı kapı gezilen bayram kadar da bilindik değil...
Biraz salaş, ama ailecek olacak...
Evde olmaya, öğlene kadar uyumaya,
güzel yazı defteri, sayı fasulyesi vs. önüne gelen herşeyi 1-A Öykü diye etiketlemeye,
defterleri kaplamaya,
gece yatmadan sıcak çikolata içmeye,
baba yadigarı plakları dinlemeye,
araya bir doğumgünü partisi sıkıştırmaya,
arkadaşlarla uzuuun telefon görüşmelerine,
DVD keyfine,
sabah yumuşacık bir Öykü'ye sarılmaya da vakit kaldı bu bayram.
Ben tatil diye buna derim.
Plansız olsun, benim olsun ;)
Hepimize mutlu bayramlar olsuuuun....
Pencereyi açıp üzüm koparıp yemek Öykü'yü şaşırtmamış olabilir.
Ama bana çok olağanüstü geldi :))
Ajda sen nasıl bir kadınsın yaa...
Her geçen gün daha çok seviyorum ben bu kadını...
O televizyon seyrediyo.
Bense onu...
Koltuğun kenarına tünemiş, bir anda 18 yaşına gelmiş gibi geldi bana...
Daldım gittim :)
6 Mayıs 2009 Çarşamba
bi Hıdır varmış, bi İlyas varmış....
Beyim dediki, 'kızın kapıdan, sen bacadan' :))
E haklı aslında. Öykü sultan'ı, anane, dede ve bilimum kalabalıkla yolcu ettik akşam.
O kadar mutluyduki içi içine sığmıyodu. Hopladı, zıpladı durdu.
Benim herşeyim canım annem, öyle organize olmuştuki, 3 tane yastık almıştı yanına, Öykü sultan gece yolculuğunda rahat etsin diye. Çantası ecza dolabı gibiydi ve 4 mevsimlik kıyafet vardı Öyküye. Erken gittiğimiz için otobüs boştu ve annem bütün koltukları denedi hangisi rahat olur diye :)) Ve el sallaştık, öpücükler attık yolladık....
Sonra koştuk arabaya.
Gökçeyle çiçekleri taktık, rujumuzu sürdük, modumuza girdik, tuğba'yı aradık....
'biz geldik, herkes oynuyooo' dedi....
Ahırkapı çoook kalabalıktı. Gene aradım Tuğbayı ' bak biz dabruka şovun önündeyiz' dedim.
'burda heryerde dabruka şov var' dedi :)))
Vardı. Öbek öbek vur patlasın çal oynasındı...
Ne unuttum? ne kağıt ne kalem ne çaputum vardı. Ama Tuğba vardı, selpağı vardı, ruju vardı...
bana euro'lar çizdi, astık ağaca. Ama önemli olan niyet ya... ben selpağımı bağlarken ve ateşten atlarken neler diledim neler...
Çarkımın feleğinde 'azıcık aşın, kaygısız başın' çıktı. işime geldi 'şükür' dedim içimden. ama ufak bi hileyle 'aşkınız alev alev yakıyor.(alo itfaiye)' ye bi tık oynattım, öpücüğümü kaptım ;)makinem yoktu. ama rujunu, selpağını veren canım arkadaşım bu güzel fotoları da verdi bana. ne mutlu :)
Hepimizin dileği gerçek olsun, hıdırellez kutlu olsuuun.....
25 Nisan 2009 Cumartesi
illede roman olsun....
Bu günlerde bizim evde en çok söylediğimiz şarkı bu :)
Kırmızıyı severleeeer :))
E gösteriye çalıştık tabii.
10 gündür elimizde dabruka- def, biz çalıyoruz söylüyoruz, Öykü oynuyo...
Kıyafetini her konuda becerikli ananesi dikti.(Genlerde olduğunu ve birgün bende de günışığına çıkacağını düşünüyorum, sabırla bekliyorum) O kadar güzel olduki Gökçe'yle içimiz gitti özendik, 'utanmasak giyicez' olduk :)
Bu meşakkatli çalışma sürecicin sonunda, kızım sanatını icra etti.
Hepinizi selamlar...

Dünyada tek olan ve Canım ATAM'ın tümm dünya çocuklarına hediye ettiği
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı biz çok hissederek kutluyoruz.
Maaile gidiyoruz törene.Anane, Babanne, Dede, Teyze, Anne, Baba...
Ve bütün çocukları izliyoruz,sadece kendimizinkini değil.
Hepsini alkışlıyoruz coşkuyla. Kafkas oyununda duygulanıyoruz,
Bayrağı görünce ağlıyoruz maaile...
Tüm dünya çocuklarının 23 Nisan ÇOCUK BAYRAMI'nı kutlarız....
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)










