hayırlısı....
8 Ekim 2008 Çarşamba
DOKTORA GİDİYORUZ.....
meleğimi buakşam doktora götürücez. arada bir diz ağrıları oluyor. sık olmasada ve çok sürmesede kafamızı kurcalıyor. bazı can sıkıcı tahminlerden sonra, en temizi doktora gitmek dedik, gidiyoruz akşam. heralde birtakım tahlillerden sonra içimizi ferahlatan sonuçları alırız.
hayırlısı....
hayırlısı....
GÜZEL Dİ....
Ailelerimizle geçirmediğimiz.büyüklerin elini öpmeye gitmediğimiz ilk bayramımız.
ananem ve dedem vefat ettikten sonra,
kayınpederim esas alemi seçip o da gittikten sonra,
dayımlar bodruma temelli yerleştikten sonra,
pekde eskisi gibi geçmiyo ya...
neyse yola çıktık.
korkulan olmadı... oldukça kapalı ve yağışlı günlerin ardından korkarak gittiğimiz, ama her olasılığa karşı kendimizi 'amaaan... naapalım hava kötü olursa, bol bol kitap okur, laflarız, uyuruz' diyerek telkin ettiğimiz yolculuğumuzun sonunda, harika bir hava, pırıl pırıl bir deniz ve bodrum gün batımı ile karşılaştık.
(yoruldum yazarken.ahmet altan'ın 9 satırlık cümleleri gibi oldu)
hepimizin arkadaşı vardı.ne güzel.
kızım arkadaşı deniz'le
ben güloş'la
serhat'ta metin arkadaşıyla
ve tabiiki arada hep beraber ailecek harika bir tatil geçirdik...

güzel kızımla hasret giderdik.bol bol kucak kucağa...
havuz sonrası ısınmak için her kucağıma yattığında, aslında güneşten ısınmış olduğum için dondum ama genede anın tadını çıkarmaya çalıştım. doya doya sarıldım minnoşuma.
ısıttım kuzumu...
ananem ve dedem vefat ettikten sonra,
kayınpederim esas alemi seçip o da gittikten sonra,
dayımlar bodruma temelli yerleştikten sonra,
pekde eskisi gibi geçmiyo ya...
neyse yola çıktık.
korkulan olmadı... oldukça kapalı ve yağışlı günlerin ardından korkarak gittiğimiz, ama her olasılığa karşı kendimizi 'amaaan... naapalım hava kötü olursa, bol bol kitap okur, laflarız, uyuruz' diyerek telkin ettiğimiz yolculuğumuzun sonunda, harika bir hava, pırıl pırıl bir deniz ve bodrum gün batımı ile karşılaştık.
(yoruldum yazarken.ahmet altan'ın 9 satırlık cümleleri gibi oldu)
hepimizin arkadaşı vardı.ne güzel.kızım arkadaşı deniz'le
ben güloş'la
serhat'ta metin arkadaşıyla
ve tabiiki arada hep beraber ailecek harika bir tatil geçirdik...

güzel kızımla hasret giderdik.bol bol kucak kucağa...havuz sonrası ısınmak için her kucağıma yattığında, aslında güneşten ısınmış olduğum için dondum ama genede anın tadını çıkarmaya çalıştım. doya doya sarıldım minnoşuma.
ısıttım kuzumu...
canlarım çok eğleniyolar.adrenalinden pek hoşlanmayan ben güneşte havlularını ısıtıp,onları izlemeyi tercih ettim...
tabiiki kız arkadaşla yapılan dedikodunun tadına doyum olmaz...
... ve tabiiki beyimle bir günatımı hatırası anılarımızda yer almalı.
6 Ekim 2008 Pazartesi
ŞEHİTLER ÖLÜR...

Bu gün iş başı yaptım. Enfes Bodrum tatilinden bahsetmeyi umarken, gazete ve internet haberlerine kayıtsız kalmak mümkün değil.Sabahtan beri gözüm yaşlı. Hiç keyfim yok.
Bitsin artık bu illet ....
Ya o sarışın, mavi gözü melek 'Edin' çocukları.
Bir babanın 3 çocuğunu alıp, sadece onları mutlu etmek için yaptığı kamp çadırı macerasının feci şekilde son bulması... Kahretti beni yaa. Hep gözümün önünde o babanın çaresizliği... çocukların korkusu. Ben iflah olmam bugün :(
27 Eylül 2008 Cumartesi
HAVAYA BAK YAA !....
23 Eylül 2008 Salı
CANIM KIZIM...

Fotoğraflarda çok ciddi duruyor ama çok hoşuna gitti.Daha evvelde binmişti ama hatırlayacağı ve fikir söyleyeceği bir yaşta diildi.
Baharda da trene binmiştik, onuda sevdi. Uçak ve vapur rahatsız etti karnı ağrıdı, pek hoşlanmadı.
Yazın babasıyla ringo yaptılar. Ringo çook derinlerde havalara yükselirken onun kahkahaları çınlatıyodu etrafı... Bitiince 'bi daha bi daha' diyodu çılgınım benim...
Korkusuz ol kuzucum. Karşılaşacağın her zorluğa karşı dayanma gücün olsun inşallah...
17 Eylül 2008 Çarşamba
ÖYKÜ EVLENİYO :)

Öykü hemen büyüyüp anne olmaya karar vermiş. Çünkü o zaman kocası olurmuş ve böyle yanlız kalmazmış.
Tabi bunu duyan biz, aman kızımız kendini yanlız hissediyo, mutsuz oluyo tribine girip, beyimle seyredeceğimiz dvd'yi boşverip, öyküşle okey oynamaya karar verdik.
Fasulyeden tabii...
Aynı sayıları yanyana diziyor.Kimde fazlaysa o kazanıyor. ama matematik anlamında faydalıda oluyor.
Bayaada eğlendik. Kızımda erkenden koca bulma planlarını ertelemiştir umarım...
16 Eylül 2008 Salı
EVİMİZE DÖNDÜK...


Yazlıktan döndük evimize.
Ne kadar özlemişim evimi. Bide temizlendi mis gibi. Eskiler ayıklandı.
Bu güne kadar 5 kere taşınmış biri olarak ev taşımayı çok severim.Yeni odalar, yeni mufak, yeni komşular, yeni manzara..... yenilik işte. yeniliği severim.
Bu sene taşınamıyacağımdan dolayı bari 1-2 aksesuvar değişikliği olsunda yeniliği hissedelim dedim.
Yeşil bir kurbağa biblo aldım mesela.Öyküş adını 'Kraviçe' koydu.(kraliçe yaani.tacı var çünkü)
etrafında dolaşıyo, oynamak istiyo. izin yok tabii... o benim oyuncağım :) yinede alıyo 1-2 oyuncak kraviçenin dibinde oynuyo.
Yeşil hurç kutular var mesela, yeniiiiiii..... buzdolabı süsleri, masa örtüsü falan.
ufak tefek değişiklikler bile motive edebiliyo beni. hevesle dönüyorum akşam eve...
Yeni anahtarlığım var çünkü :))
(ama perdelerimi de değiştiricem. banane !....)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
