3 Şubat 2010 Çarşamba

ben açamadım o açtı...

Eveeet... Kızımın dükkanı açılmıştır...
Bakmayın kapalı yazdığına, içerden baktığımız için kapalı yazısını görüyoruz.
Camın arkası "açığız" :)
Hammadde, pr, dekorasyon, iş gücü hepsi kendi fikri ve üretimi.
Efenim, ürünümüz "silgi tozu".
Öykü hanım, istediğiniz renkteki silginizi (kendiniz getiriyorsunuz),
çeşitli motorsuz araçlarla unufak edip,
özenli bir şekilde istediğiniz renk CD zarfına koyup adresinize getiriyor.
Dükkanına giderseniz, ikramlık bir sallama çayı hakedersiniz :)
Bekleriz...





2 Şubat 2010 Salı

Güneşimden kaç!

Benim biraz yavaşlamam lazım!
Yavaşlamayı bırak, yokuş aşşağı boş vitesle giden arabamın elfrenini çekmem lazım.
O köşeye oturup, içmediğim sigaramın izmaritinin boynunu tablaya sıkıca bastırmam lazım.
Ayaklarımı uzatıp, hayatı zaplamam lazım.
Sadece seyretmem lazım.
Hayal kurmamam, plan yapmamam, o kitabı okumamam, rutini bozmamam lazım.
"Hedeften gözünü ayırdığın an engelleri görmeye başlarsın" demiş adını hatırlamadığım bir düşünür. Hıh, onu bana dememiş. Benim, gözümü hedeften ayırıp, engellerden Super Mario edasıyla zıp zıp atlamam ve sonunda birine takılıp yenilmem lazım.
O Level'a geçmemem lazım.
Şükretmenin, elindekiyle yetinmek, fazlasını istememek olduğunu sanmam lazım...
32 senedir sabah 7:30 rutinini reddeden bünyeyi eğitip, akşam 8'den sonra fikir yumurtlayan beyni Aşk-I Memnu'ya, Yaprak Dökümü'ne kitlemem lazım.
Kendi kendimi bu kadar gaza getirmemem, yan yastıktan gelen o acı fren sesine kulağımı tıkamamam lazım.
Belki de boşvermem lazım.
Bol A'lı bir "amaaaaan boşver" çekmem lazım....
foto: Rahmetli II. Pıtır. Defnedilmeden az evvel ...

22 Ocak 2010 Cuma

hepsi 5 :)

Ablalar, teyzeler, halalar, dayılar harçlıkları hazırlayın,
şeffaf dosya içinde ilk M.E.B onaylı karnemiz hazır.
Hemde hepsi beeeeş :))


karne günüüüü....

Bugün karne günü.
Ben çıkışa gidip, karne merasimine katılmak isterken,
O girişe gidip masaları silmemi istiyo.
Nasıl olucak bu iş??????



Foto: Dün, arabanın camından topladığımız iki avuç kardan imal edilen mini kardan adam :)

21 Ocak 2010 Perşembe

tamam, hayat en güzel hediye de...

Haftanın 4. monoton gününde,
bugün biter mi? akşam olur mu? diye hayıflanırken,
kapıdan giren kurye "ne getirdi yine en angaryasından?" diye içimden terslenirken,
naylon paketin içinden çıkan kıppkırmızı kurdeleli paketi bile gölgede bırakan
o 20 sene öncesi fotoğraf benim günümü güzelleştiriyorsa işte "en güzel hediye!"...


Paketin içine koyduğu o herkese yeten sımsıcak kalpleri de cabası...
Hele o fotoğraf...
20 sene önce babamın stüdyosunda çekilmişti.
Tam hatırlamıyorum, hepimizin elinde hediye paketi var. Birimizin doğumgünüydü heralde.
Paketlere dikkat ettim, eminim hepsi kitap.
O zamanlar "en güzel hediye kitaptır" dı... Bence haala öyle :)
Babamın stüdyosu bana kocaman görünürdü.
Fotoğrafta farkettim aslında iki duvar arasına 5 çocuk yanyana anca....
Üstte soldan ikinci ben, sağdan ikinci Tuğba :)
Canım arkadaşım, nasıl teşekkür edeceğimi bilemiyorum...
Etrafa saçtığın güzelliklerle mutlu oluyosun sen biliyorum.
Canımsıııııııııııııııın................

18 Ocak 2010 Pazartesi

özlediiim :(

Sevmedim bu işi ben :(
PR yaramadı bana...
Rekor kırdım bak, 10 gündür blog boş.
Ne yazdım, ne okudum.
Anlatamadım ya burda şu 10 günü, sanki unutacakmışım gibi geliyo.
Sanki siz de beni unutucakmışsınız gibi geliyo...



Yoğun moğun anlamam.
İki kelime de olsa bir özet yapıcam artık.
Bu günlüğü boş bırakmak istemiyorum.

Neyse,
haftanın olayı 32. yılımı doldurmamdı tabii...
"Olgunlaştım" demiştim yaa...
Bi bakındım ne kadar diye;
Bayaa olgunlaşmışım.
Kendime süpriz parti hazırlayıp her gelenin üstüne atlayacak kadar mesela,
hediyeleri cırlaya cırlaya açacak kadar,
sabahları "5 dakka dahaa" diye alarmı erteleyecek kadar,
serviste horlayan arkadaşı kameraya çekecek kadar,
yeni çanta aldım diye sabah bi heves işe gidecek kadar,
babamın gıdısında uyuklayacak kadar,
annemde yemek yediğimizde sofrayı toplama işi Gökçe'ye kalsın diye tuvalete kaçacak kadar,
Çokomel kağıdını düzleyip defter arasında saklayacak kadar,
kağıttan rulo yapıp parmağıma yüzük diye takacak kadar...
Ama gelişme de yok değil tabi,
mevlütlerde gelen gülme krizini tutabiliyorum artık :)

8 Ocak 2010 Cuma

yazı ile otuziki :)

ooo happy daaay :))

halaluyaahh....

32 oldum. Yazı ile otuziki...

Kolay değil. Olgunlaştım.

İspatı kendime hazırladığım kliptir, arz ederim :)