23 Mayıs 2010 Pazar

Adım adım...

İkea'yı çok seviyoruz.
"Aaa ne pahalı" , "Aaa ne ucuz" diye diye geziyoruz.
Şaşırtıcı tasarımlar, ve bazen uçuk, bazen uygun fiyatlar.
Bence herkesin zevkine uygun birşeyler var orda.
Amma reklam yaptım bee :))
Ürün teslim katında, böyle kumaş pantolonlu, gömlekli adamları
alışveriş arabaları tepesinde slalom yaparak kayarken görebilirsiniz mesela.
Yatak bölümünde 'lütfen uzanıp deneyiniz' yazdığından, yine bu abiyi kıvırcık saçlı bi ablayla uzanırken görebilirsiniz :)
Kendini olaya kaptıran kıvırcık ablanın çantasını, öyle yolun ortasına bi başına terkedilmiş görebilirsiniz.
Demin slalom yapan gömlekli abinin, kasada 3 araba doldurduklarını farkettiğinde kaçan keyfini hissedebilirsiniz :)


Neyse,
Efenim,cicilerimi alıp geldim.
Demonte ekibi full kapasite çalıştı ve masam, koltuğum, sehpam vs. hazırlandı.



Öyküş babama çıraklık yaptı.
Canım annem, catering'imizi sağladı. Karnımızı doyurdu. Herkez, kendi ilgi alanına göre birşeylerle ilgilendi tabii.
Öykü'nün de sigarayla derdi olduğundan,
elindeki afişi en nadide köşeye asma derdindeydi...



E yavaş yavaş şekillenmeye başladı.
Hiç kapıyı çekip çıkasım yok.
Oturup seyredesim var...
Ps. Güzel dilekleriniz için çok çok teşekkür ederim canım arkadaşlarım.
Sizle paylaştıkça daha bir heyecanla çalışıyorum...


20 Mayıs 2010 Perşembe

yok canııım...


Şu kadın milletinin yapamayacağı iş yok!
Heleki iki tanesi omuz omuza verdimi korkun.
Ustadan fiyat almayı bekleyecek kadar bile sabredemedik ve
Güloş'la 4 saatte stüdyoyu bembeyaz ettik :)
Yere düşen her damlayı matrix edasıyla havada yakalamayı başardığımızdan,
parkeler cillop kaldı.
Alışveriş listesi hazır.
Bugün eşyalarımı almaya gidiyoruz.
Nedense bu sabah 5'te kalktım.
Çiçekli masama kavuşucam diye heyecanlanmış olamam dimiiii?
Yok canıııııım.... ;)



13 Mayıs 2010 Perşembe

sağol hıdır baba :)

Rahmetli için "sağol" gibi anlamsız bir teşekkür abes oldu farkındayım :)
Efenim, ne hıdırellezde Hıdır baba kaldı, ne Aya İrini...
Başkasının doğum gününe yandan kaynak olup çaktırmadan dilek dileyip pastaya püfler falan :)
Yaani her fırsatta, "Allahım hakkımda hayırlısı" duaları....
Ve gönlüme göre bir yerim oldu.
Kendime ait.
Beyimde esnaf karısı Binnaz dırdırından kurtuldu :)
Aşşağıdaki ofis-stüdyo beniiiiiiiiim.
Çok güzeeeel. Sevdim. Hemde çoook :)
Şimdi kankimle baltalar elimizde, uzun ip belimizde boya badanaya gidiyoruz.
Birde kat komşum varkiiii. Çok tatlı :)
Mutluyum, heyecanlıyım...

10 Mayıs 2010 Pazartesi

canım kızııımmmm

En güzel anneler günü hediyem benim.
Gülüşünde babanı, gözlerinde babamı gördüğüm,
Kendimle gurur duyduğum...
Canım kızımmm
İyiki doğdun....




30 Nisan 2010 Cuma

esnaf karısııı binnaz :)

Tam bir kavram kargaşası yaşıyorum.
Nerdeyim? Ben kimim? Ne yapıyorum?
Bir gün fotoğraf sanatçısı, bir gün esnaf karısı binnaz :)
Geçen pazar Savaş Ay'la müthiş bir fotoğraf çekimi yaptım.

Taksim tünel meydan'da, gelen geçenlerin meraklı bakışları ve havaya uzanan cep telefonu kameraları eşliğinde, oldukça "kendini bişey sanma" potansiyeli eşliğinde gerçekleştirdim çekimimi. Işıklar, tripodlar, küçük çapta bir set kurduk bir kafeye...
Maymun iştahım kabardı. Hemen "Cihangir dolayları kiralar ne kadar" araştırmasına girdim :)
Ciddi diildim tabii :)
Ve sonra evimize döndük. Pijamaları giydik. Tv seyrederken çekirdek çitledik.
Sabah oldu ve mahalle modumuza döndük.

Kayınvalidemle kankiyizdir (bkz. hakkımda). Israr kıyamet yatıya ikna ettik ve bize geldi.
Ve bittabiki ev hanımı modum tavan yaptı.
Android olduğundan şüphe ettiğim kayınvalidemgil, yorulmak nedir bilmeden vede çaktırmadan ütülerimi bitirdi, temizliğimi yaptı, öğlene 3 çeşit, akşama ayrı 3 çeşit yemekler yaptı.
Tam atacakken "duuur yapmaaa" dediği 10 tane çileği şekerle kaynatıp komposto falan yaptı.
Ve bugün öğlen "bak sana bişey göstericem" diye beni kandırıp, tek bacak dışarda olmak suretiyle beni cam silmeye ikna etti :))
Beyimin fotoğraf stüdyosu evin tam karşısında olduğundan, bu tarihi olaya şahit olması için cepten arayıp "cama bak camaaa" kikirtileri eşliğinde tarih yazdık :)
Ve zurnanın zırt dediği an ise, bir borcama doldurduğumuz karbonatlı börekleri laylon poşet eşliğinde, kayınvalidemle kolkola tükkana götürmem oldu ki işte orda koptu film :)
Ben artık bir esnaf karısı binnaz olmuştum :)

Neyseki kıvrak bir hamleyle Fotokritiğe yüklediğim fotoğraf günün fotoğrafı oldu ve sanatçı ruhuma iki tokat atıp kendine getirdi :)

İşte foto bu:


Devamı burda....

23 Nisan 2010 Cuma

Coştum yine daaaalgaaalanıyorum beeeen....


Nasıl imreniyorum bi bilsen.
Heryere yetişen, 10 parmağında 10 marifet blog annelerine.
Hem çalışan, hem çocuğuna bakan, blog yazan, örgü ören, kurabiye pişiren, dikiş diken....
Yaaani hepsini birden yapan, enerjisi bitmeyen duracell annelere...
Bak , şu an Beyaz Shov' seyrederek şu postu bile yazamıyorum :))
Yapamıyorum işte!
Birinden biri ihmale uğruyor.
Bkz. blog :(
Ağladı haftalardır ağladı...
Ama tamam. artık burdayım.
Ne mi yaptım bunca zaman?
Efenim, malum ssk'lı işimden ayrıldım.
Beyimin fotoğrafçı tükkanına konuşlandım.
Balerina Cif misali tükkana daldım. Boya badana, tadilat, tamirat derken,
kendimi trafiğe öyle bir kaptırmışımki, tutamamışım zamanı...
Çekiyorum da çekiyorum :) Tutabilene aşkolsun...
Kendi işimi yapıyorum = mutluyum ;)
İlk 'ınga'ları duyuyorum. Anne-bebek buluşmalarını fotoğraflıyorum.
- Kabul ediyor musun?
- Eveeeet! leri duyuyorum. İmzaları fotoğraflıyorum.
Ve bebecikleri çekiyorum. Kucağımda uyutuyorum. Kokluyorum, hasret gideriyorum...
Yaani özetle Coştum yine daaalgaalanıyorum beeen....

12 Nisan 2010 Pazartesi

baluuuuuncuuuuuu.....

Aslında milyon tane şey var anlatıcak.
Ama bu şipşak post, Öyküş'ün ilk ticaret girişimi hatırına yazıldı.
Ne cesaret anlamadımkii :)
Dün katıldığımız kuzen doğumgünü ganimetleri balonlarını,
bugün sokakta bağır çağır, çatır çatır sattı bizim kız. 10 kuruşa...
Puset gördümü sesini daha da yükseltti :)
10'larca 10 kuruşu oldu.
Ve anne-babası gibi ticareti seçebilitesi olduğunun ilk sinyallerini almış olduk.