10 Nisan 2009 Cuma

kızımız meeeezun oldu :))


Televizyonun yanında bu foto varken nasıl Tv izlenirki?
Anne-baba fotoğrafçı olunca, aslında okulda çekilen fotolara para vermek tuhaf geliyo :))
düğün salonlarındada öyle, hani şipşak basıp getiriyolarya kartona zımbalayıp...
ama tabiiiki hatırasına hürmeten alıyoruz, o ayrı...
ama bu foto 2 gündür bizde ve her gördüğümde çok gülüyorum...
Neden gülüyorum? Bilmeeem... gülüyorum işte.Kızımız meeezun oldu diye böbürleniyorum heralde :))
Öyküm öğretmen olmaktan vazgeçmiş.Sebepmi:
Öğretmen yoklama yaparken çocuklardan biri "yaa görmüyomusun?burdayız işteee" demiş.
gücüne gitmiş Öykü'nün.ayıplamış arkadaşını. öğretmenine de üzülmüş.
"bana da öyle yaparlar" diye vazgeçmiş... kısmet :)

Aşşağıdaki foto: bu fotoğrafım bugün Fotokritik'te "günün fotoğrafı" seçilmiş.Paylaşmak istedim....



9 Nisan 2009 Perşembe

film ve reklam...

Çok çok çok güzel. Favorilerim arasına girdi...Ara ara seyredebilirim.
O kadar hoş bir hikayeki. İki adam, biri çoook zengin biri oto tamircisi. ikiside aynı hastalıktan aynı hastane odasını paylaşıyorlar ve macera başlıyor.Çok anlatmıyım, mutlaka izleyin.
Yer yer hastalığı hissedip, acı çekebilirsiniz ama hayatın değerini bilip şükür safhasına çabuk geçiceksiniz. Ve sonrası çok çok keyifli.... Israrla tavsiye ;)

ps: bir reklam var bugünlerde.O başladımı seroyla ikimiz put oluyoruz :)) "heh işte ben" falan oluyoruz. ik iversiyonu var. bir kadın (diğerinde adam), her gününü aynı geçiriyo. her sabah aynı saatte çalan saatle kalkıyo, aynı yoldan, aynı işe, aynı ofise gidiyo, akşam aynı kanepede aynı kitabı bir türlü bitiremeden okuyo.kahve fincanının masaya bıraktığı iz bile aynı... ve dış ses diyoki "senin hayatın bu işte! bu kadarsın aslında! ve hayatta bıraktığın iz de bu kadar işte!" diyo. ve kocccaaa dünyada küççüük bir 50 km. arasında git gel yapan bir grafik gösteriyo.ve biz kapışıyoruz seroyla "bana diyo, bana diyo" diye... nankörlükmü bizimki acep ????

bu arada reklam amacına ulaştımı bizim evde.yoooo :) çünkü ne reklamı olduğunu hatırlamıyorum, o karttan alma isteğide doğmadı hihiiiii :)))

Tema,ödül,teşekkür....

Efenim yeni tema kelebenkli. Çünkü malum bahar geldi.
Ben de "Bu haftayı bahçemizde çiçek ekerek geçirdik,blog yazamadım" demek isterdim, ama malesef arada bir camdan Veliefendi ormanını bi koklayıp, bi bahar dalı fotosu çekip,biraz kuşları dinleyip, bilgisayarın başına dönüyorum.
Baari sanal manzaramız bahar koksun dimi ama...

Blog yazmamızdaki amaçlarımız farklıdır elbet, ama içinde muhakkak biraz farkedilmek, paylaşmak, varolmak ve reaksiyon almak vardır sanıyorum.Beni farkeden ve reaksiyon veren, zaman ayırıp anılarımı paylaşan herkese çok çok teşekkür ediyorum.Sevgili http://yourfobiismyhobi.blogspot.com/ ve http://www.serbestnesirler.com/ ve http://nehirozturk.blogspot.com/ beni ödüllendirmişler.Bide sanal madalya taktim etmişler.
Bu saadet zincirinin kurallarına göre bende beğendiğim 3 bloğun linkini vericekmişim.Fakat görüldüğü üzre 'kestirme link vermek' konusunu henüz çözemeyen bu zayıf halka, böyle uzuuun http'li link verebiliyo.O yüzden ödüllere gönülden teşekkürlerimi ileterek en sevdiğim blogları şöyle arz ediciiim. Sayfamın sol alt köşesinde sevdiğim ve sürekli takip ettiğim blogların listesi var. Hepsine benden Smart Madalya gönderiyorum. Ve kimbilir henüz keşfedilmemiş ne yazılar, ne hayatlar, ne anılar okunmayı bekliyor diyorum...
Sevgileeeeer...


6 Nisan 2009 Pazartesi

görmemişin sınavı olmuş....

Görmemişin sınavı olmuş, tutmuş ele güne haber salmış :)))
Sanırsın ÖSS... Öyle bi tantana yapmışımki valla bugün utandım.
Artık nasıl velveleye vermişsem olayı, servistekilerden tut, temizlikçiler bile "sınav nasıl geçti?" diye soruyolar...
Alt tarafı bir Açıköğretim Ara Sınavı... Cumartesi-pazar yollar bu sınava girenlerle doluydu.
Elini sallasan bi açıköğretimliye çarpar. Ama tabii 10 sene sonra, zamanında önemsemeyip kaybettiğin hakkını afla geri alınca insan buldumcuk oluyo biraz :))
Ben ders çalışıcam hevesiyle yeni kalemler, HB'ler, kokulu silgiler falan edindim.
Okudum özet çıkardım, hattaa kırmızı kalemle başlık atıp, fosforluyla önemli yerlerin üstünü çizdim falan, ööyle abartı yaani :)))
Geceleri beyime test kitapçıklarından sorular sordurdum, havalı havalı A,B,C... cevaplar verdim.
Nasıl reklam yaptıysam,
sabahın 9'unda girdiğim sınavdan çıkınca telefonlar bile geldi 'nası geçtii' diye :)
Neyseki doğumda ölen beyin hücrelerimden geriye kalanlar iyi idare etti beni.
..... ve sınav güzel geçti :)))
1-2 yanlış var tabi, onlara mızıklanınca artık beyim patladı tabii:
"sende takdiri 1 puanla kaçırdım diye ağlayan şımarık çocuklar gibisin" diye :))
Neysee 'yıldızlı pekiyi' aldım diyim sevgili blog :)

Heee bu arada kendim çalıştığım yetmedi, ilginç gelen ders konularını bide etrafımdakilerle paylaştım. En ilginç geleni yazmadan geçemiycem... Maksat Vatandaşa hizmet:)
Okumuş insan başka oluyo canııııııııııım :)))

LİDER TİPLERİ: 1- Otoriter Lider
2- Demokratik Lider
3- Bırakınız Yapsıncı Lider :)))

3 Nisan 2009 Cuma

vardar ovasııııı......


Niye duygulandımki şimdi ???
Alt tarafı "Vardar Ovasııııı, vardar ovasııııı" çalıyodu sabah radyoda!
Hımmm evet hatırladım.
"Ben annemin bir kızıyım, efendimin sağ gözüyüm
eğlenemem aldanamam, ben bu yerlerde duramam" diyodu şarkıda...
ps: çook çalışıyorum.hafta sonu sınav var.bugün son gün,daha bakamadığım bir dersim var.
blogları okuyamıyorum,yılmaz özdil okuyamıyorum,aşkımla DVD keyfi yapamıyorum... ve bloğuma yazamıyorum. Neyse az kaldı, pazardan sonra 'durmak yok,yola devam'.
Yaaa ne çok kullanıyorum bu sloganı ben! kömür falanda gelmedi ama dönüyomuyum ne :))))

30 Mart 2009 Pazartesi

pilotlar da şaka yapar(mış)....

Yaşanan helikopter kazasının ardından, Cuma günü uçakla İzmir'e giden bir fotomuhabir olmak hiç tedirgin etmedi beni...
50 dakika uçağın içinde bekledikten sonra şakacı pilotumuzun "gecikmeyi havada telafi etmeyi düşünüyorum" demesi de etmedi :))
İnsan izledikçe alışıyo herşeye, tedirgin olma yanımız törpüleniyo heralde.
Yaani sokakta silahlı çatışma görsek normal karşılayabiliriz artık.
Amaaa nerdeyse unutuyodum! Gene Cuma günü tam eve girecekken adamın tekinin ensemde belirmesi ve kapı deliğinden dikizleyebildiğim kadarıyla 2 kere in-çık yapması bayağı tedirgin etti, hattaa apartmanı, esnafı ayağa kaldırdım,bütün zillere falan bastım. Uçağa yetişicek olmasam polis'te çağırıcaktım.Ve beyim olayı çözdü: Adam binanın dış cephe boyacısıymış :/
"E ne işi var iç cephede öyle şüpheli şüpheli" dedim Sero'ya.Adam alacağını toplamaya çalışıyomuş,meğer vermeyenler kapıyı açmıyolarmış.Adam heralde kapıları dinleye dinleye gezmekten psikopatlaşmış,parmak ucunda dolaşıyo apartmanda :)
Neyse uçağa bindim,pilotun şakasına güldüm, biraz manzara seyrettikten sonra düşüncelere daldım. Ve denize mi?, karaya mı? anketime "kara" şeklinde karar verdim :)
Boğulmaktansa küt diye karaya çakılmaya karar verdim :)
Yaa bu RTÜK kesin kapatıcak beni.
Ya içkiye özendiririm yada şiddet ve korku içeren düşüncelerimi paylaşırım :))
ve gittim geldim...
Cumartesi ve pazar havayı sömürerek piknik üstüne piknik yaptık.
Oy sandıklarında kavga-dövüş yurdum manzaralarından sonra tabiii....
Bu arada her seçimde söylendiğim parmak mürekkebinin olmaması bi tek beni üzdü heralde.
Farkında olmadan seviyomuşum meğerse :)
"ben oyumu verdim, vatandaşlık görevimi yaptım"ın göstergesiydi o, gururlanıyodum ben! :)
Oooo çok uzatmışım.
Neyse çimlere yayıldık,yattık,yuvarlandık,çayır çimen bulunca voleybol oynayan şehirliler olarak belimizi, parmağımızı falan incittik.Bugün herkes şikayette :))
Öyküm, kankisiyle koşturup durdu, akşama pestil...
Sora evimize geldik.Neyseki evimizde de çim var (bkz.foto 3).Yersen :)))



26 Mart 2009 Perşembe

112 :/

Neden filmlerde gördüğümüz gibi değil?
911 aranır.Karşına çıkan kişi, kriz yönetimi ve insan psikolojisi ile ilgili uzman bilgisine sahip olduğu belli bir uslupla olayın detaylarını en acilinden alır ve hattakini sakinleştirir,telkin eder,umut verir...
Sabah, serviste öğrendim Muhsin Yazıcıoğlunun da içinde bulunduğu helikopterin haala bulunamadığını. Ve umutlarım tükendi.Onca saat hayatta kalmaları mümkün değil.İşe gelir gelmez NTV'yi açtık.İHA mhabirinin 112 ile görüşme kaydını verdiler.Buz gibi olduk hepimiz...
Fazla bişey yazmaya gerek yok,herşey ortada... Olamıyoruz bi türlü :(
Hava şartları çok kötü sis ve tipiden gözgözü görmüyo.Evet, ulaşmak,yer tespit etmek çok zor.Ama şu telefon konuşmasını sindiremiyorum bitürlü...
Acemiyiz çooook :(
Kaba-saba'yız, duygusuzuz ...