Bi gittim, gelemedim işte...
Sanki bir boşluk var gibiydi.
Sanki bir çerçevem var ama içine koyacak fotoğraf bulamıyormuşum gibi...
Bir arkadaş var aranacak, ama telefon numarasını unutmuşum gibi...
Severek seyrettiğim bir filmin sonunu beğenmemişim gibi...
Bir haber bekleyip, bir türlü alamıyormuşum gibi...
Haalaa da tam geçmiş değil bu his. Haala bi haber bekliyorum sanki...
O haberle neşelenicem, canlanıcam, renklenicem sanki...
"Sanki" rekoru kırdım sanki :)
Oysaki ne ilkler yaşadı Öykü bu hafta...
Hadise'nin konserine gitti. Genç kız sanki :)
İlk balığına çıktı. Dedesinin "Öykü" isimli teknesiyle.
Tek iğneli oltasıyla her attığında dolu çekti. Bayıldı. Saatlerce ses çıkarmadan balık tuttu.
40 yıllık balıkçı sanki :)
Dayısıyla Lunaparka gitti ve ilk kez Gondol'a bindi. Hemde üstüste 2 kere...
Sanki ilk kez binmiyormuş gibi...
Bizi aradılar telefonla. Dayısı Öykü'den daha çok eğleniyodu sanki :)
İşyerime geldi Cumartesi. Bütün gün birlikteydik.
"Sıkılır mı?" endişelerimiz, akşam 18.30 olduğunda
ve biz haala eğlenmeyi bitiremediğimzde buhar olmuştu...
At'a bindi, ahırları gezdi, parkta oynadı, köpek gezdirdi, kumruları haşlanmış mısırla besledi.



Çook keyfi yerinde Öyküşün....
.... de ben neden koca kış beklediğim yazı offf'layarak geçiriyorum onu anlamıyorum.
Gezme-tozma, eğlence, buluşma vs planları beynimde havada uçuşuyo da
neden icraata geçme isteğim yok çözemiyorum...
Şu her ay hevesle beklenen malum menapoz teyze durumlarımı acaba???
...e öyleyse uzattı biraz!
Neyse... Hadi koy bişeylerde neşemizi bulalım :))
Canım
tuğbacım, kelebekim söyledi koştum baktım ebelemişsin beni.
Şu hüzün bulutlarını üfüriyim öyle yazayım hı?
Gerçi bu haleti ruhiyede daha yaratıcı itiraf.com'lar çıkabilir.
Ama ben bi sakinliyim, kendi kendimi fazla madara etmiyim :)
Pazar günü benim rüzgargülüme bi
kelebek konucak.
"Beeeelki üstümüzden bir kuş geçeeeer" he kelebekim ;)