Benim bey İstanbul'lu esasen.
Hatta rahmetli kayınpederim eski İstanbul beyfendilerinden.
Röptşambırı ve viskisi ile taş plak dinleyen,
kuyumcuyu eve çağırıp, eşine çantadan pırlanta seçtiren,
evlenen kızına araba hediye eden,
çocuklarının fabrikadaki kumaş toplarında oynadığı bir fabrikatör.
Neşe Karaböcek, Şükran Ay, Adnan Şenses falan toplaşıp eğlence yaparlarmış evlerinde.
Bir köşede evler arabalar kaybedilen yuvarlak poker masası, bir köşede fasıl
sabahlara dek sürermiş bu eğlenceler.
Benim bey, tekne kazıntısı olduğundan kısa paçasıyla dolanırmış ortalarda.
Öyle işte, fasılla, taş plakla, bollukla büyümüş kendisini.
Sonra işler bozulunca Sabancı, Koç kalmış da bizimkiler kalamamış malesef.
Neyse,
asıl diyeceğim, benim bey böyle bir evde büyümüş.
70'lerde en burjuva partilerin içinde.
Şimdi, hani çantadan pırlanta falan hayal de :)
bizimki tam Urfalı, Antepli kıvamında...
Bendir çalsın mest olur.
Yahey yahey heeey hele hele hele antepliim bizim cd'lerde favoridir mesela :)
Fasıl mı? sıra gecesi mi? de. cevap belli...
Çiğköfte de yoğurdu sonunda. Hemde antepli ustası rehberliğinde. Bide güzel olduki...
İyice havaya girmiştir artık :)
Yakında sorana İstanbulda doğdum büyüdüm ama Urfalıyam e-zelden diyiverecek :)


















